Yeni arkadaşım, ben

Yalnızlık, hep bir bekleme halidir biraz. Gelecek olanı beklerken anı kaybetme biraz da. Çünkü yalnızlık illa kendi başınalık değildir. Kendi başınalıkta kendinle arkadaş olmak vardır. Kendine eşlik etmek. Kendiyle barışık olmayanın üstesinden gelemeyeceği bir durum yani. Hemen bitsin ister o, bir an önce biri gelsin ve kendiyle arasında oluşan rahatsız edici sessizlik bitsin. Pek hoşlanmadığın bir tanıdıkla bir iki sohbet ettikten sonra oluşur ya hani rahatsız edici bir sessizlik, bir an önce biri gelsin ve sessizlik bozulsun isteriz. Aynen. Oysa kendinle iyi arkadaş olmak en önemli hayat dersi.

İyi günde, kötü günde, hastalıkta sağlıkta, sabah uyandığında, gece uyumadan önce hep insanın kendisi yanında. Bazen başkaları da eşlik ediyor, doğrudur. Anne babalar, arkadaşlar, sevgililer, eşler, çocuklar. Ama çocuklar yuvadan uçtuğunda, anne baba diğer dünyaya göçtüğünde, eş hayat kavgasından bezgin, arkadaş meşgulken bir tek kendisi var insanın yanında. İyi ya da kötü, herhangi bir haber aldığında ilk kendiyle paylaşır, ilk kendi tepkisini duyar insan.

Sizi sevmeyen, sizi hep küçük gören, acımasız birini düşünün. Her kötü giden iş için sizi suçluyor, her daim sizi başkalarıyla kıyas ediyor ve çok nadir memnun oluyor. Hayatınızı bu kişiyle geçirdiğinizi düşünün şimdi, her daim yanınızda, yatarken, kalkınca, sabah, akşam, tatilde, işte, arkadaşlarınızla. Hep. Nasıl bir duygu? Korkunç olurdu değil mi? Ama kendini sevmeyerek, insan kendine tam da bunu yapıyor.

İşte bu yüzden ben karar verdim. Kendime bir zeytin dalı uzatmaya, daha anlayışlı olmaya. Her şey için kendimi suçlamamaya. Ve hatta hiç suçlamamaya. Tabi ki birini üzdüyse üzülmeli insan ama kendini affetmezsen, dersen ki, misal, işte sen busun, insanları üzen bir canavar, ne umabilirsin ki kendinden? Hayır, kendinden umudu kesmek en kolayı. Kime ne yararı var ki? Ben kendimle arkadaş olacağım. Yanlış yaptığımda düzelteceğim, ama her zaman işlerin umduğum gibi gitmeyeceğini ve bunun benim suçum olmadığını da bileceğim. Tek başımayken de güçlü ve mutlu olacağım.  Tıpkı çam ağaçları gibi. Önce ağaç olacağım, sonra üstümdeki kuşlar, sincaplar ve tırtıllar için bir yuva. Önce ben olacağım, sonra evlat, kardeş, arkadaş, eş, anne, ne olacaksam, neysem. Ama önce kendim.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

w

Connecting to %s