En önemli dersim

İngiltere’deki konferansın ardından aklımda kalan en önemli bilimsel dersi konferans alanında almadım, hayır, gelen o birbirinden tanınmış konuşmacılardan da almadım, hatta konferans sürecinde de almadım.

Konferans bir cuma akşamı bitti. Bütün hafta sürmüştü. Yorulmuştum. Kaldığım yurtta bir gece daha geçirdim. Sabah bir işi bitirmenin rahatlamışlığı ve Ali’ye kavuşacak olmanın heyecanıyla kahvaltıya indim. İyi modumdan ötürü sosyalleşme isteğim had safhadaydı. Derhal konferanstan yurtta kalan tanıdık arayışına girdim. Hiçbiri ortada gözükmüyordu. Tamamen yeni ve hatta çoğunluğu yaşlı tiplerle doluydu masalar.

Şaşkın şaşkın bakınırken tam önümdeki masada bir yüz tanıdık geldi. Konferanstaki şu sempatik adama benziyordu, hani şu Sherlock’ta Watson’ı oynayan adama feci şekilde benzeyen ve bir iki kere gülümseştiğim konuşmacı. O da bu yurtta mıymış diye düşünürken, otoriter bir kadın sesiyle yerimden sıçradım. Masanın başında oturan pek haşmetli gözüken kadın bana yanlarına oturmak isteyip istemediğimi soruyordu.

Kendi grubumu aradığımı fakat bulamadığımı söyledim, kadın teklifini yineleyince de neden olmasın diye düşünüp boş bir sandalyeye iliştim. Bu arada benzettiğim adamın konferanstaki konuşmacı olmadığını fark ettim. Yanımda tekerlekli sandalyede bir kadın vardı. Ağır hareketlerle kahvaltı ediyordu. Biraz daha bakınınca masanın üstünde o ana kadar dikkatimi çekmemiş bir kağıt gözüme takıldı. Masa Ataksi grubu için rezervedir, yazıyordu kağıtta. Nöroloji konferansı mıymış diye düşündüm. Demek yeni bir konferans başlamıştı. Bizimkiler de gitmişti. Karşımda oturan kadın organizasyondan sorumlu gibi gözüküyordu. Hem de beni masaya davet eden kadın kadar sert bir edası yoktu. Masalarına oturup da konuşmamanın saygısızlık olacağını düşünüp, bunun medikal bir toplantı olup olmadığını sordum. Kadının yanıtı beni bu kadar şaşırtabilirdi. Hayır ataksi hastalarının toplantısı bu dedi.

Az sonra diğer yanıma tekerlekli sandalyede başka bir kadın geldi. Durumu ötekinden ağır gözüküyordu. Yemesine yardımcı olan siyahi adam da kadının öteki tarafına oturdu. Elleriyle kadını yedirmeye başladı. Watson’a benzettiğim adama takıldı gözüm. Elleri titriyor, müslisini yediği kaşığı zor tutuyor gibiydi. Demek her yıl biraraya geliyorsunuz, ne güzel derken, bir yandan da ataksiyi nerede duyduğumu düşünüyordum. Birazdan günün ikinci utanç dalgasıyla sarsılarak üstüne çalıştığım DNA tekrar dizilerindeki oynamaların ataksiye yol açtığını hatırladım. Konferanslarda monoton bir ses tonuyla

“Bu tekrar dizileri sadece ataksi gibi nöro-musküler hastalıklara sebep olmuyor aynı zamanda çeşitliliği artırıp adaptasyonu hızlandırıyor. …”, diye bahsettiğim ataksi bu muydu? Bir cümlede elimin tersiyle vizildayan bir sineği savuşturur gibi üstünde durmadan hızlıca geçtiğim hastalık bu muydu? Şoktaydım.

Az sonra masaya genç bir kadın geldi. Benimle aynı yaşta gibiydi. Organizatör olmasını diledim içimden. Lütfen organizatör olsun, lütfen sadece bir organizatör olsun. O kada hoştu ki. Gür siyah saçları, ütülü beyaz gömleği, içinden gözüken zarif gümüş kolyesiyle organizatör olmalıydı. Ellerini kullanışındaki zarafet bende bile yoktu. Hayır, lütfen hasta olmasın dedim içimden. Etrafıma baktım. Herkes en azından orta yaşlıydı. Az sonra organizatör kadın annesiyle ilgili bir şey sordu ona. Hastalığın genetik olduğundan bahsetti kız. Annesinde varmış, kendisinde de varmış. Ben genetikçiyim demedim. Sizin hastalığınıza sebep olan genetik mekanizmaları çalışıyorum, demedim. Diyemedim. Ne anlamı vardı ki? Ben hastalığın farkında bile değildim. Kız gençti, en fazla benim yaşımda. Güzeldi, kendine güvenli hareketleriyle oradakilerden o kadar farlıydı ki. Masadakilere tekrar baktım. Kıza bakmak istemiyordum artık. Organizatör kadın hariç hepsinin ellerinin titrediğini fark ettim. Kızın titremiyordu. Kız gençti. Hastalığı genetikti. Ben genetikçiydim. Kıza ne diyebilirdim? Sustum.

Odaya geri geldiğimde çıkarkenkinden çok farklı bir ruh halindeydim. Yaptığım işi düşündüm. Okuduğum makaleleri, verdiğim konuşmaları. Bu insanları tanımadan nasıl bilim yaptığıma şaşırdım. O kızı görmeden nasıl ataksiden bahsettim ben? Şu an kanser çalışıyorum. Elimde kanser hastalarının genleri var. Bir de bilgileri. Öldü, yaşıyor, şu aşamada, metastaz yapmış, yapmamış, yayılma hızı şu ya da bu. Excel dosyamdaki bir satırdan öteye gitmeyen bu bilgiler gerçek hastalara mı aitti? Ölen hastaların cenazesi mi yapılmıştı? Yaşlarını içeren bir kolonum var. Hiç gerçekten bakmadığımı fark ettim. Onlar sadece sayı mıydı? Programa koyunca istatistiksel işlemler yapacağım sayılar.

İngiltere’deki konferansta en önemli dersimi konferansta almadım, bir konuşmacıdan almadım, hayır bir bilim insanından da almadım. Konferans bittikten sonra aldım. Çünkü hastalar konferansta değildi. Bilimde hastalar sadece bir sayı olmamalı. Bilimde hastalık kadar hasta da, ölüm de hayat da olmalı. Bilim gerçek hayattan kopmamalı. İngiltere’deki konferansta en önemli dersimi hayattan aldım. Umarım bilime verebilirim.

One Comment

  1. zelihagormez

    Evet haklısın. Hastalara analiz edilecek veri görüzyle bakmak bambaşka onların içinde yaşamak yada hastalığı yaşamak bambaşka.
    İşin içine girince bilim insanlarının vakaya/hastaya yayın gözüyle baktığını görmek bana da çok değişik gelmişti. Ancak birlikte çalıştığım bir çok hocanın insanların derdiyle dertlendiğini de gördüm.

    Hastayı hissetmek, onunla olmak klinikçinin işi, onlara veri gözüyle bakmak ve bilim üretmek genetikçinin işi gibi yaklaşım var sanki. Her ne kadar bu düşüncenin tam doğru olmadığını düşünsemde, analiz ettiğim hastaların resimlerini görmeye, öykülerini dinlemeye için dayanmıyor. Ben yine onları aile3, birey 2 gibi kodlarla bilmeyi tercih ediyorum.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

w

Connecting to %s