23 kasım

Yanıma oturan çocuk ne kitap okuyor acaba? Hep bir merak, hangi kitabı görsem dokunmak, koklamak isteği. Nedir bu kitpları bu kadar cazip kılan bana?

Elimde kahvem, altında defterim, altında devasal şalım ve en nihayetinde çantam. Her zamanki cambazlıklar.

Annemden telefon geldi, bu arada kitap okuyan çocuk dahil çevremdeki tiplerin hepsi gitti. Çocuğun kitabı neydi acaba, bakamadım. Çaprazımdaki adam da bir şeyler okuyor ama pek ilginç gözükmedi. Haa, cebir kitabıymış.

Eskiden kafam hep bir şeyler düşünüyor, zihnim hep yorgun diye şikayet ederdim. Son zamanlardaysa kendimi bir şey düşünmeden öyle etrafa bakarken yakalıyorum. Yaşlanıyor muyum ki?

Şu telefonda ‘perfekt, perfekt, prima’ deyip duran kadın Alman mı? Evet, öyleymiş.

Oyyy, yaşlı teyzemm. Yaşlanınca sen olabilir miyim acaba? Beyaz uzun saçların iki yandan toplanmış, kafanda bir Ecevit şapkası (ne deniyordu onlara, kasket mi?) Tokaların da pembe, şimdi fark ettim. Yuvarlak gözlükler, uzun pardesü. Ayaklarında kahverengi, deri, yaşlı ayakkapları. Ee ne yapsın yaşlı neticede. Kucağındaki genç işi sırt çantasına da pek sıkı sarılmış, gençliğin mi var çantada teyzem?

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

w

Connecting to %s