5 aralık

Demin içerisi çocuk doluydu. Beş yaşlarında mini mini çocuklar, rengarenk şapka-atkı-mont-bot kombinleri, kıpır kıpır elleri kollarıyla ve tabi kulaklara şenlik (!) çocuk şarkılarıyla ince uzun seyyar bir yuvaya çevirdi buray.

Sabah oturum iznimi uzatmaya gittiğim, giderken de bir durak öncesindeki her zamanki yerimden kahvemi aldığım için bu dondurucu ayazda bol bol yürüme şerefine eriştim. Hala ısınamadım haliyle. Neyse güneş çıktı, üstüme düşse de ışınları, ısınsam. Oooooh kedi gibi gözlerim kısıldı. Bir an için cenneti yaşadım. Ah tramvay biraz daha önde duraydın, nerde kaldı benim cennetim!

Kaldırımda bir çalışma var, ne yapıyorlar anlamadım. Oooh güneş geldi yine! Soğuk hava ışınların ısısına el koymuş bence. Işık geliyor da kof geliyor, nerde bunun ısısı?

Gökyüzü nasıl mavi. Kayak sezonu açılır yakında. O zaman bu gibi günlerde tramvay kayağıyla snowboarduyla beceriksizce yürümeye çalışan insanlarla dolup taşar. Bana da kayak sonrası ısınmak için yenen fondüleri, girilen spaları hayal etmek düşer. Bakalım bu sene kar aktivitesine cesaret edebilecek miyim?

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

w

Connecting to %s